![]() |
![]() |
| Hazırlayan |
|
|
Atatürk'ün Kırşehir'e Gelişi | |||||||
|
|
ATATÜRK KIRŞEHİR DE |
|||||||||
| ANA SAYFA |
ATATÜRK'ÜN
KIRŞEHİR'E GELİŞİ
(24
ARALIK 1919)
Çok güç şartlarda
Kurtuluş Savaşı'na başlayacağını anlayan Mustafa Kemal savaşın,
Anadolu nun çoğunluğunu oluşturan köylüler üzerinde sözü geçen
ileri gelenlere dayandınlarak yürütüleceğine inanmıştı. Bunun için
Sivas'tan Ankaraya çıkmayı kararlaştırdı. Heyet-i Temsiliye'nin
yanındaki para ile ancak 20 yumurta,1 okka peynir ve 10 ekmek alınabilirdi.
Otomobillerinin benzini, Sivas Amerikan Okulu'ndan hediye olarak sağlanmıştı.
Fakat, Tüık Milleti'nin büyük desteğini alan Atatürk, yol boyunca
sıkıntıya düşmemiş, sevgi gösterileriyle yoluna devam etmişti.
Çünkü, bütün yurdumuz işgal altında bulunuyordu.
Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, yüce vatanseverliğin verdiği
duygular ile bu onur kırıcı durum karşısında kayıtsız kalamazdı.
Her türlü tehlikeyi göze alarak, Türk Milleti'ni yeniden diriltme çabasına
giriştiler. Onların bu hareketi içte ve dışıa bütün düşman çevrelerinde
engellenmek istendi. Milli irade esasına dayandırılmak istenen ve gerçek
güç kaynağını halktan alan Anadolu İhtilali, Mustafa Kemal Paşa
ve arkadaşlarının cesur adımlarıyla serpilip gelişiyordu.
"Kuvay-i Milliye amil ve iradeyi milliye hakim kılmak esastır"
düşüncesi, bu hareketin esasını oluşturuyordu. Nitekim, Erzurum ve
Sivas Kongreleri nde alınan kararlarda halk iradesinin esas alınmasının
temel fikir olduğu apaçık görülüyor. Ulu Önder Atatürk ve arkadaşları hu amaçla 22 Aralık 1919 Pazartesi günü saat 08.30 'da Mucur'a geldiler. Kaymakam Cevat Bey, heyeti karşıladı ve kendilerine Hükümet Konağı'nı tahsis etti. Gece Mucur'da kaldıktan sonra Hacıbektaş'a gitmeyi istiyordu. |
|||||||||
| KIRŞEHİR | ||||||||||
| TARİHİ | ||||||||||
| COGRAFYASI | ||||||||||
| OZANLARI | ||||||||||
| NEŞET ERTAŞ | ||||||||||
| İLÇELERİ | ||||||||||
| MUCUR | ||||||||||
| KAMAN | ||||||||||
| ÇİÇEKDAĞ | ||||||||||
| AKPINAR | ||||||||||
| BOZTEPE | ||||||||||
| AKÇAKENT | ||||||||||
|
Çünkü, Hacıbektaş'ta 4 milyon Bektaşi'ye hakim olan Cemalettin
Efendi oturuyordu. İstanbul'la ilişkiyi kesen Bektaşilerin başı Çelebi
Cemalettin Efendi, Mustafa Kemal'in kendisine uğrayarak Ankara'ya geçeceğini
öğrenince, erken davrandı ve orıu karşılamak üzere Baştarla'ya
gitti. Cemalettin Efendi'nin bu hareketi Mustafa Kemal e verdiği önemi
gösteriyordu. Talat ve Enver Paşalar, Cemalettin Efendi ce karşılanmasını
istediklerinde, onları dergâhında karşılamıştı. Heyet, o gece
Hacıbektaş ta Cemalettin Efendi nin konuğu oldular.
Atatürk'ün Mucur ve Hacıbektaş'a gelişi haberi Kırşehir'de büyük
heyecan uyandırmıştı. Sivas Kongresi'nin kararları elden ele dolaşıyor,
kahvelerde, topluluklarda okunarak açıklanıyordu. Birçok Kırşehirli,
Hacıbektaş'a kadar giderek destek verdiler. Mustafa Kemal, Hacıbektaş'tan
ayrılırken, Çelebi Cemalettin Efendi'den tamamen Kuvay-i Milliye'ye
taraftar olduğuna dair söz aldı. Mustafa Kemal, ertesi gün Mucur'a
geldi ve 24 Aralık 1919'da Kırşehir'e doğru hareket etti. Bu sırada,
zamanın Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey, Gençler Derneği üyeleri
Mustafa Nural, Reşat Özdeş ve Necati Bey den bir karşılama programı
yapılmasını istedi. 24
Aralık 1919 günü öğle üzeri, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının
Mucur'dan 3 arabayla hareket ettikleri haberi bir anda Kırşehir
de yayıldı. 200 kadar atlı Gölhisar Çiftliği sırtlarını tutmuştu.
Başta Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey olmak' üzere, halk Kılıççı
Köprüsü yanında yerlerini almıştı. Atatürk ve arkadaşlan, Kılıççı
Köprüsü'ne geldikleri zaman arabalarından inerek kendilerini ümitle
bekleyen halkı selamladılar. Atatürk kalpaklı ve asker elbiseliydi.
Şimdiki Gazi İlkokulunun önünde ve Kapıcı Camii civarnda kurbanlar
kesildi. Hacı Ali, Mübzimin Ethem Hoca, Termacı'nın Hafız (Şevket)
karşılıklı tekbirlerle kurbanlar kestiler. Halk coşkun bir şekilde
alkışlıyor, atlılar güzergâh üzerinde çeşitli gösteriler yapıyorlar
ve cirit oynuyorlardı. Durum Atatürk'ün hoşuna gider ve bir müddet
seyreder. Heyet şehre geldiğinde doğruca hükümet binasına gitti.
Ali Hikmet Bey tarafından bilgi verildi. Buradan Belediye'ye, sonra
Idadi Okulu na (Kale) uğrandı. Oradan Gençler Demeği'ne gidildi.
Mustafa Kemal ve arkadaşları Gençler Demeği'nce onurlarına verilen
çayı içtiler. Sıtkı Doğu'nun konuşmasından sonra Gençler Demeği'nin
içtüzüğünü inceleyen Atatürk, anı defterine şunları yazdı: "Kırşehir
Gençleri, vatanımızda gençliğin kıymetli enmuzeci olduklarını
isbat edecek efkar-ı metine ve musube ile mütehalli bulundukları
kanatı ile vas-ı imza eyleriz" 24 Aralık 1335
Atatürk, daha sonra buradaki kalabalığa hitaben bir konuşma yaptı.
30 Ağustos 1936 tarihli "Kırşehir Gazetesi"nde yayınlanan
"Atatürk'ün Kırşehir Gençler Derneği'ndeki Söylevi" şöyle:
"Milletimiz teşkilât fikrini henüz zihnine sokmamıştı.
Ekseriya bunu hükümete tereder. Bu, milletimizin öteden beri itiyat
ettiği bir ahlâktır. Fakat, zaman, hadisat ve tecarüb gösterdi ki,
bizatihi milletin mütehassıs ve mütefekkir olması lâzım. Her ne şekilde
ve vasıfta olursa olsun ahara terketmemek lazımdır, bugünkü netice
hasıl olur.
Nazarımızı tarihe çevirecek olursak, millet derecei hakimiyetinden aşağı
doğru inmeye başIamıştır. Fakat düşününüz Milletimizin her
ferdi mütefekkir ve mütehassıs bir tarzda yetiştirilmiş olsaydı
muhakkak bu hale gelmeyecekti. Memleketin ve milletin idaresini derühte
etmiş olanlar içtihadatında hata etmiş olur, fakat bütün bu
hataların netice-i müelmesinden millet muaazarrı olmuştur.
Mütarekeyi müteakip milletimiz, teesüfle söylenir, mukadderatının
nıüsamahakârı bir halde bulunuyor, mevcutiyemizi imhaya hahişker
olan düşmanlar, acı darbeler indiriyor, milletimiz parçalanmaya
namzet bulunuyordu. Şayanı teşekkürdür ki, bazı ahval, haizi kıymet
olan milletimizi teyakkuz ve intibaha getirdi. Yer yer efradı
milletimiz yekdiğerini aramağa, bulmağa başladı. Bunun neticesi
olarak teşkilat meydana geldi. Devletimizin istiklalini mahvetmeğe çalışan
ecanib, milletimizden böyle bir ruhu tecelli edeceğine intizar
etmiyorlardı. Burada yaşayan insanları his siz mahlükattan ibaret
zannediyorlardı. "Böyle bir milletin hakkı bekası olamaz"
kararlarını ittihazda bir millet mevcutiyeti nazar-ı dikkate alınmadı,
milletimizin hadisat ve darebat neticesi olarak yer yer taazzuv etmesine
ehemmiyet vermemişlerdir. Bu ehemmiyet verilmeyen parçaların müdafaa
etmek istedikleri ve verdikleri karar ve bütün milletin kabul ettiği
nokta-i esası : kuvayı milliyenin âmil, iradei milliyenin hakim olmasıdır.
Müstakil yaşamak için feyizli vatanın teminine muhtacız. Çizdiğimiz
bir hudud vardır, bu hududu ecanibin elinde bırakmayacağız,
ehemmiyetimiz pek kavidir.
Bu teşkilat henüz bir şekilden ibarettir, bugün yarın buna bir şekil
hendesi gibi bakamayız. Buna ruh verebilmek için de her ferdi
milletimizin dimağını inkişaf ettirmek, heyeti umumiyenin
mukadderatini vukubulacak taarruz ve tecavüzden kendilerini muhafaza
edebilmek için teşkilâta müttehiden tevessül etmek lâzımdır.
Vahdeti vatana ait fikirlerimiz kısa oluyor, diğer vatandaşımıza
vukubulacak zarardan müteessir oluyoruz. Bütün Millet bir vücut gibi
bir hale getirilmelidir. Her millette bir vücut gibi bir hale
getirilmelidir. Her miilette olduğu gibi bizde de bir işe Müteşebbisler
başlar, en son ferde ve yukarıya doğru sirayet ettirilir. Az zamanda
matlup vechile istikameti hakiyeye sevk edebilmek için münevverler
daha çok vazifedardır. Münevverlerin vazifeleri gayet büyüktür. Hiç
bir millet yoktur ki, ahlâk esasatına istinad etmeden tefeyyüz etsin.
Münevverlerimiz vatan ve millet fikirlerini vermekle beraber rakip
milletlere karşı muhafazai mevcutiyeti için lâzım olan hususatı
temin ederlerse vazifelerini daha vasi surette ifa etmiş olurlar."
Gençler Derneği'nden ayrılırken halk kendisini coşkun bir şekilde
alkışladı. Kapıdan ayrılırken Kırşehir Müdafa-i Hukuk Cemiyeti
Başkanı Müftü Halil Gürbüz Efendi ile beraber çıktılar. Çalışmalar
hakkında bilgi alarak bir müddet yürüdükten sonra kalmaları için
ayrılan Sayit Efendioğlu Mustafa Efendi'ye (Ekinci) ait ırmak kenarındaki
eve gittiler. Gece şehrin ileri gelenleri ile temaslar yaparak durum
hakkında fikir alışverişinde bulundular. Gece
şehirde fener alayları tertiplendi. Ata'nın kaldığı evin önüne
gelen fener alayı mensuplanndan Ömer Aydın Bey'in bir taşın üzerine
çıkıp verdiği söyleve, Mustafa Kemal şöyle karşılık verdi: "Bu
milletin içinden çıkan bir Kemal: Gene
bu milletin bağnndan çıkan milletimizin asalet ve kahramanlığına
dayanan bir Kemal de diyor ki: "Vatanın
bağrına düşman dayasın hançerini Atatürk,
daha sonra şöyle hitabede bulundu: "Aziz
ve mübarek vatanımızı kurtarmak için bütün münevverler ,
herkesin hazır olması Iazım. İstanbul'a gitmeyeceğiz. Anadolu en büyük
hazinedir. Sine-yi vatanda ihtilas çarelerini beraberce, ölünceye
kadar aramağa, temin etmeğe çalışacağız. Kırşehirlilerin
duyguları hepimizin müşterek davasıdır. Sizlerin bu asil duyguları
bizi çok mütehassıs etti. Ben ve arkadaşlarım sizleri sevgi ile
selamlarız" Mustafa
Kemal ve arkadaşlarının Kırşehir'e gelişlerini Mazhar Müfit
(Kansu) şöyle anlatıyor: "24
Kanunevvel 1335 Çarşamba günü, Mucur'dan hareketle Kırşehir'e
geldik. Hava sisli ve nemli, ara sıra yağmur yağmakta idi. Kırşehir'e
geldik. Gireceğimiz sırada, yani şehrin methalinde kurbanlar kesildi.
Misafir olacağmız haneye geldik" |
|
Kırşehir | Tarihi | Coğrafyası | Ozanları | Neşet Ertaş | Foto Galeri |