Batıdan
Kervansaray (1167 m.) ile Gölyaka tepeleri, kuzeyden Kızıldağ (1355
m.), doğudan ise yükseklikleri 1135 m’ye kadar ulaşan küçük
tepeler ile sınırlanmıştır.
Göl,
batı ve kuzeybatısındaki pınarlar ve dip kaynakları ile drenaj alanı
yüzeysel akışı ile göl alanına düşen yağışlarla
beslenmektedir. Boşalımı ise buharlaşma ile gerçekleşmektedir.
Yörenin
çok az yağış alması, gölü besleyen derelerin yazın büyük ölçüde
kuruması ve yüksek buharlaşmanın da etkisiyle yaz mevsiminde su
seviyesi 60-70 cm. ye kadar düşer ve büyük bir kesimi
tuzlu bataklığa dönüşür. Göl alanı, su düzeyine bağlı olarak
1500 hektar ile 7000 hektar arasında değişir. Ortalama alanı 3400
hektardır. Maksimum su derinliği 165 cm. dir.
Göl
kıyılarının büyük bir bölümü çamurlu ve düzdür. Gölü
besleyen en önemli tatlı su kaynağı olan Seyfe pınarlarının göle
ulaştığı yerde küçük bir delta oluşmuştur. Seyfe pınarlarının
suları küçük bir rezervuarda tutulmakta ve yazın sulamada kullanılmaktadır.
Rezervuar çevresinde ve batı kıyılarında kavaklık ve söğütlük
alanlar bulunmaktadır. Gölün kuzeyinde göl kıyısına kadar uzanan
geniş step alanları mevcuttur. Diğer kıyılar genellikle tarlalarla
çevrilmiştir.
Geçici
göl alanının doğu ve güneydoğusunda gölde üreyen ve kışlayan
kuşlar için son derece önemli olan hafif tuzlu ve tatlı su bataklıkları
bulunmaktadır.
İŞLEV
VE DEĞERLERİ
Seyfe
Gölü, dip faunası ve organizma çeşitliliği bakımından fakir
olmasına karşın, yoğunluk olarak oldukça zengindir. Ancak Bazı yıllar
100.000'i aşan kuşun yörede toplanması bu zenginliğin en önemli göstergesidir.

Besin
maddelerince zengin oluşunun yanısıra, tuzlu su gölü, tuzludan tatlıya
doğru değişen nitelikteki bataklıkları, geniş step alanları ve
predatörlerden uzakta, güvenli adalar gibi farklı ekolojik
karakterdeki yaşama ortamları, değişik türden binlerce kuşa ideal
beslenme, barınma ve üreme ortamı oluşturmuştur.
Göl,
sonbaharda yüzbinlerce ördeğin konaklama alanıdır. Göl çevresi
ise sonbaharda leyleklerin önemli toplanma alanlarından biridir.
FLORA
VE VEJETASYON
Seyfe
gölü havzasında, Orta Anadolu step iklimi hakimdir. Gölü çevreleyen
alanlar ağaç ve çalı örtüsünden yoksundur. Gölün kuzey
kesimlerinde yarı çalı formunda olan Lycium depressum türüne ait
topluluklar görülmektedir. Seyfe Köyü civarında ise meyve bahçeleri,
kavaklık ve söğütlük alanlar bulunmaktadır.
Göl
suyu tuzlu olduğu için su içi bitkilerine rastlanmaz. Tuzlu suyun
etkili olduğu yerlerde ve tuzlu bataklıklarda Halocnemum strobilaceum,
Salicornia prostrata, Salsola inermis, Panderia pilosa, Petrosimonia
brachiata, Krascheninnikovia ceratoides, Camphorosma monspeliaca,
Gypsophila perfoliata, Frankenia hirsuta, Limonium iconicum, Limonium
globuliferim gibi bitkiler hakimdir.
Ayrıca,
kaynakların göle karıştığı yerlerde ve kanallarda phragmites
australis, Sparganium erectum, Thypa angustifolia, Potamogeton
pectinatus, İris pseudocorus gibi tatlı su bitkilerine rastlanır.
FAUNA
VE ORNİTOLOJİK ÖNEMİ
Göldeki
en önemli canlı grubunu su kuşları oluşturmaktadır. Göl suları
tuzlu ve sodyumlu olduğundan balık türlerine rastlanmaz. Sadece tatlı
suların göle karıştığı yerlerde ve göl içerisindeki yayılım
alanlarında Aphanius chantra ve Spirlinus sp. (dişli sazancık) gibi
5-6 cam. Boyunda iki küçük balık türü yaşamaktadır. Bu balıkların
ticari bir değeri olmamakla birlikte, pelikan ve balıkçıl gibi su kuşlarının
besinleri olarak ekolojik değerleri büyüktür.
Göl
tabanı kuşların beslenmesi bakımından son derece değerli olan,
Chironomidae larvaları ile Planonbis sp., Ylmnaea sp. Ve
Physa sp. gibi kabukluklar bakımından çok zengindir. Burada kuşların
yoğun olması kuşların chironomidae larvaları ile beslendiklerinin
bir göstergesidir.
Yapılan
gözlemler neticesinde, göl ve çevresinde 187 kuş türü tespit
edilmiştir. Göldeki kuş varlığı, göç dönemlerinde ve kışın büyük
sayılara ulamaktadır. Sakarca kazı, suna, angıt, çamurcun ve
sakarmeke kalabalık gruplar oluşturur. Seyfe Gölü, aynı
zamanda su kuşları için ülkemizdeki önemli kuluçka alanlarından
biridir. Gölün doğusundaki adalarda, flamingo, ak pelikan, kaşıkçı,
küçük ak balıkçıl, macar ördeği, uzun bacak, kılıç gaga,
mahmuzlu kız kuşu, akdeniz martısı, karabaş martı, gülen sumru
kuluçkaya yatan önemli kuş türleridir. Seyfe Gölü , Tuz gölünden
sonra flamingonun ülkemizdeki en önemli üreme alanı gölün doğusundaki
adalarda yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. Göl,
sonbaharda yüzbinlerce ördeğin konaklama alanıdır. Göl çevresi
ise sonbaharda leyleklerin önemli toplanma alanlarından biridir.
Göl
çevresindeki stepler, nesli dünya çapında tehlikede olan kuş türlerinden
biri olan toyun beslenme ve üreme alanıdır.
TARİHİ
VE KÜLTÜREL DEĞERLER
Arkeolojik
kazılarda ele geçen buluntulardan yöreye ilk yerleşimlerin Tunç Çağında
(İ.Ö. 3500-2000 yılları) olduğunu göstermiştir. Göl ve çevresinde
bu döneme ait 20 höyük ve tümülüs vardır. Yapılan araştırmalar,
tarih boyunca göl kıyısına yerleşen halkın tarımla uğraştığını
ortaya çıkarmıştır. Halkın bir yandan tarımla uğraşırken diğer
yandan da göçmen kuşları avlayarak beslendikleri tahmin
edilmektedir. Höyüklerden çıkarılan tarihi eserler Kırşehir müzesinde
korunmaktadır.
İNSAN
AKTİVİTELERİ
Tarım
Göl
çevresindeki halkın temel uğraşısını tarla tarımı ve hayvancılık
oluşturmaktadır. Halkın %90'ı geçimini bu yolla sağlamaktadır.
Havzanın %91.7'sinde kuru tarım, %8.3'ünde ise sulu tarım yapılmaktadır.
Tarımı
yapılan başlıca ürünler buğday, şeker pancarı, arpa, mercimek,
nohut, fasulye, yulaf ve ayçiçeğidir. Az da olsa meyve ve bağ tarımı
da yapılmaktadır.
Havzada
mera alanlarının geniş yer tutması, mera hayvancılığını ön
plana çıkarmıştır.
Avcılık
Alanın
1990 yılında tabiatı koruma Alanı olarak ilan edilmesini takiben avcılık
tamamen yasaklanmıştır.
Turizm
Yöredeki
höyük ve tümüslerin taşıdığı tarihi ve kültürel zenginlik, gölün
sahip olduğu zengin kuş varlığı, göl ve çevresinin oluşturduğu
manzaranın güzelliği, göl ve çevresini doğa turizmi yönünden önemli
bir potansiyele sahip kılmıştır.
KORUMA
VE YÖNETİM
Göl
ve çevresindeki 10.700 hektarlık saha 26.8.1990 tarihinde Tabiatı
Koruma Alanı ilan edilmiştir. Göl aynı zamanda 1. derece Doğa Sit
alanıdır. Sürekli ve geçici göl alanını da kapsayan 10.700
hektarlık alan 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi listesine
dahil edilerek alanın doğal yapısının ve ekolojik karakterinin
korunması uluslar arası düzeyde de taahhüt edilmiştir. Ancak, alanın
korunması ve izlenmesi için idari bir mekanizma bulunmamaktadır.
Ekleme
Kırşehir'de bir zamanlar 187 kuş türüne ev sahipliği yapan Seyfe Gölü,
kooperatiflerin bilinçsizce su çekmesi yüzünden kuruyarak yok oldu.
Türkiye'nin sayılı doğal göllerinden Yenişehir Gölü ise can çekişiyor.
Kırşehir'in
Mucur ilçesinde bulunan Seyfe Gölü, yılların ihmali sonucu çöl
haline geldi. Turizm tanıtım broşörlerinde 'Kuş Cenneti' olarak
anlatılan eşsiz güzellikteki göl, su tahliyesi ve kooperatiflerin sürekli
su çekmesi sonucunda kuruyarak yok oldu. Türkiye'nin alttan beslenen
nadir doğal göllerinden olan Hatay'daki Yenişehir Gölü de, çevresinde
sorumsuzca açılan kuyular sebebiyle kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya.
Orman
Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı tarafından
koruma altında bulunan Seyfe Gölü'nde bundan bir yıl öncesine kadar
187 çeşit olmak üzere 100 bin kuş yaşamaktaydı. 1.080 metrekare
alanı bulunan göle her yıl gelen yaklaşık 35 bin flamingo, ziyaretçilerin
ilgi odağı oluyordu. Bu yıl gelen flamingolar ise su olmadığı için
gölü terk ettiler. Daha önce 200'e yakın kuş çeşidinin yaşadığı
Seyfe'de şimdi sadece 3-5 çeşit kuş türü kaldı. Çocukların oyun
alanı hale gelen gölün orta yerine kadar otomobil ile gezinti yapılabiliyor.
Seyfe köyü Muhtarı Mehmet Dellal, su tahliyesi için Devlet Su İşleri
tarafından açılan drenaj kanalı ile kooperatiflerin gölden su çekmelerinin
gölün kurumasına sebep olduğunu ileri sürdü. |