![]() |
![]() |
| Hazırlayan |
|
Atatürk'ün Kırşehir'e Gelişi | ||||||||
|
|
TARİHİ |
|||||||||
| ANA SAYFA |
Son
yıllarda yapılan araştırmalar ve arkeolojik kazılar Kırşehir'de
insan yerleşimlerinin M.Ö. 3. binde başladığını göstermektedir.
Bu döneme ait çanak-çömlek parçaları Kırşehir höyüklerinden
elde edilmektedir. 1930'lu yıllarda Türk ve İtalyan arkeologlar tarafından
Kırşehir Merkez İlçesi'ne bağlı Hashöyük'te yapılan arkeolojik
kazılar M.Ö. 3. bine ait çanak-çömlek kalıntılarını ortaya çıkarmıştır.
M.Ö.
2. binde Asur Ticaret Kolonileri Dönemi ve Hitit Döneminin başladığını
görürüz. Kızılırmak kıyısından, Hirfanlı Baraj işletmesine
getirilen iki öküz başı protomu Eski Hitit Dönemine ait sunak,
Sevdiğin Köyü ile Kale Köy arasında yer alan Hitit yol yazıtı
olarak bilinen hiyeroglif yazılı Malkayası ve yine Kaman Kale Höyük'te
ele geçen mühürler, seramik mutfak eşyaları, resmi yapılara ait
duvar tekniğiyle yapılmış binalar vs. Hitit Döneminin en önemli
izleridir. Eski
Hitit ve Geç Hitit dönemlerinden sonra, yine Eski ve Geç Frig Dönemi'nin
yoğun yaşandığını mevcut arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarından
öğreniyoruz. M.Ö. 550'de Anadolu tümüyle Pers hakimiyetine girmiştir.
Kırşehir bu dönemle birlikte Kapadokya Bölgesi (Güzel Atlar) olarak
ünlenen, Orta Anadolu tarihi içerisinde değerlendirilir. Perslerin
Anadolu'yu sadece askeri işgal ile yetinmeleri nedeniyle Kırşehir'de
bu döneme ait önemli yerleşim kalıntı ve buluntularına
rastlanmamasına rağmen Kaman Kale Höyük kazısından Pers Dönemi mühürleri
elde edilmiştir. Pers egemenliği M.Ö. 334 yılında Büyük İskender'in
ordularıyla Anadolu'ya gelip Persleri yenmesiyle bitmektedir. M.Ö. 333
yılında kurulan Kapadokya Krallığı döneminde otorite yetersizliği
yüzünden Kırşehir ve yöresi yoğun baskı görmüştür. M.S. 18'de
Roma İmparatoru Tiberius Kapadokya'yı resmen Roma'ya katmış ve
eyalet durumuna getirmiştir. Roma
dönemi hem putperestliğin güçlü olduğu hem de Hristiyanlığın hızla
yayıldığı bir dönemdir. Kırşehir'de bu döneme ait, Hristiyanlar'ın
ibadet ve sığınmaya yönelik inşa ettiği 15 kadar irili ufaklı
yeraltı şehri tespit edilmiştir. Yapılan
tarih araştırmalarında Kırşehir'in Roma Döneminde bir ara önemli
bir siyasi merkez olduğu, hatta kısa bir süre eyalet başkenti yapıldığı
ortaya çıkmıştır. Kırşehir'deki
Bizans Dönemi konusunda fazla bilgi bulunmamakla birlikte, kalıntı ve
buluntular Bizans Döneminin de yaşandığını göstermektedir. Merkez
İlçe'ye bağlı Taburoğlu Köyü'nde Katolik ve Protestan mezhebine
ait Hristiyanlar'ın bir arada ibadet ettiği, 10. yüzyıla ait
Anadolu'daki ilk büyük köy kiliselerinden olan Üç Ayak Kilisesi ile
Fakıl Köyü ve Temirli'deki kilise kalıntıları dikkat çekmektedir.
Selçuklu Dönemi Kırşehir tarihi, Kırşehir için olduğu kadar bütün
Anadolu Türk tarihi için de oldukça önemli ve araştırılmaya değerdir.
13.
yüzyılda Anadolu Türk birliğini ve özellikle esnaf ve sanatkârını
teşkilatlandıran Ahi Evran, Denizli, Konya ve Kayseri'den sonra Kırşehir'e
gelerek çalışmalarını burada sürdürmüş ve Kırşehir'i Ahiliğin
merkezi durumuna getirmiştir. Ahi Evran'dan sonra Kırşehir Ahiliğin
merkezi olmaya devam etmiştir. Kırşehir'deki zaviyede alınan
kararlar Azerbaycan'dan, Bosna-Hersek'e kadar geniş bir bölge üzerinde
etkili olmuştur. 1293
yılında Mevlana'nın oğlu Sultan Veled tarafından Anadolu'da belli
merkezlere Mevleviliği yaymak amacıyla elçiler gönderilmiştir. Kırşehir'e
gönderilen elçi Şeyh Süleyman Türkmani'dir. Kırşehir'de bir tekke
kuran Süleyman Türkmani, Mevleviliği burada yaymıştır. Cacabey'in
Mevlana ile yakınlığı, Mevlana'nın Cacabey'e olan teveccühü
mektuplarından anlaşılmaktadır. Ayrıca
Mevlana'nın oğlu Alaaddin'in, Konya'da Şemsi Tebrizi'nin öldürülmesi
olayına adının karışması sonucu, Kırşehir'e ricat ettiği
bilinmektedir. Bütün bunlardan Kırşehir'in Anadolu'nun önemli
Mevlevilik merkezlerinden biri olduğu anlaşılır. Kırşehir'e
bağlı bir köy olan Suluca Karahöyük'e gelen Hacı Bektaş-ı Veli,
burada kendisine fikri yakınlık duyan pek çok insanı kabul etmiştir.
Kırşehir
13. yüzyıldan, 15. yüzyıl ortalarına kadar Anadolu'nun en önemli
siyasi, sosyal ve kültürel merkezlerinden biri olma özelliğini devam
ettirmiştir. 14.
yüzyıl başlarında Anadolu'yu aydınlatanların başında gelen ünlü
tasavvufçu Aşık Paşa 12 bin beyitlik Türkçe "Garibname"
sini yazmıştır. Türkçeyi 1299 yılında resmi dil haline getirmek
isteyen Karaman Oğlu Mehmet Bey'den sonra Aşık Paşa, Türk kültürüne
sahip çıkmış, Türkçeyi yazı diline en iyi ve geniş biçimde
sokmuştur. Kırşehir'de
yaşamış olan Ferideddin Attar'ın "Mantık-ut Tayr" adlı
eserini Türkçe'ye çevirmiş olan büyük mutasavvıf Ahmet Gülşehri'nin,
Yunus Emre'den sonra gelen en büyük şair olduğu belirtilmektedir. Bütün
bunların yanında, Yunus Emre'nin Kırşehir'de yaşadığı, öldüğü
hatta mezarının Kırşehir'e bağlı Ulupınar Kasabası'nda Ziyaret
Tepe'de bulunduğu söylenmektedir. |
|||||||||
| KIRŞEHİR | ||||||||||
| TARİHİ | ||||||||||
| COGRAFYASI | ||||||||||
| OZANLARI | ||||||||||
| NEŞET ERTAŞ | ||||||||||
| İLÇELERİ | ||||||||||
| MUCUR | ||||||||||
| KAMAN | ||||||||||
| ÇİÇEKDAĞ | ||||||||||
| AKPINAR | ||||||||||
| BOZTEPE | ||||||||||
| AKÇAKENT | ||||||||||
|
Kırşehir | Tarihi | Coğrafyası | Ozanları | Neşet Ertaş | Foto Galeri |